Uncategorized

..

İlginç gelişmeler oluyor. Vanido’da 12 saati tamamladım ve hâlâ sıkılmadım. Evvelsi gün twiterda istanbul Üniversitesi’nde yapılmış mini bir konseri seyrettim. “Değdi saçlarıma bahar rüzgârı”nı çalmışlar. Bir tanbur bir kemençe ile oldukça güzel bir kayıt olmuş. Üst üst bir kaç kez dinleyince şarkı kafamda istemsizce dönmeye başladı. Vanido’nun verdiği güvenle acaba söyleyebilir miyim diye düşündüm. İnternetten notalarını ve sözlerini buldum. Biraz uğraştıktan sonra şarkı kendiliğinden çıkmaya başladı. Bir iki ses pes olabilir ama kesinlikle detone değildi. Şarkı sözlerini aklımda pek tutamadığım için o gün belli bazı mısralarda kafamda döndü durdu.  Unuttuğum yerleri nağmelerle tamamlıyordum. Oldukça keyifli bir şeymiş şarkı söyleyebilmek. Ertesi sabah kalktığımda garip bir şey oldu, şarkı kendiliğinden İkinci Bahar’a döndü. Nasıl olur bu diye araştırırken her iki şarkının da Hicaz olduğunu öğrendim. Aynı ses aralıkları olduğu için şarkı başka bir şarkıya dönüşebiliyordu. Bugün de şarkı “Ey bütü nev eda” ya dönüştü. Gerçi bu şarkı biraz daha pesten giriyor ama problem değil. Bir iki seferde oturuyor. Tavsiye eden Hoca sayesinde kışa hiç beklemediğim bir şeyle gireceğim. Bana kalsa kesinlikle cesaret edemezdim. Vanido’yu sıkılmazsam sonuna kadar götürmeye çalışıcam. Artık her gün üç yıldız alıyorum. 2,5 oktavı büyütmeyi denemiyorum şimdilik. Kış olduğu için tizler zorlaşacaktır diye düşünüyorum.  Belki bahara piyanoyu denerim 🙂 Ne alacağımı aşağı yukarı saptadım. İki seçeneğe kadar indi piyano markaları. Kısmet 🙂

IMG_1594555

Reklamlar
Standart
Uncategorized

Dikişler cumaya alınacak. Bugün bir hafta oldu ve ikinci pansumanı yaptırdım. Kanamasız, kazasız belasız atlattık gibi.

*

28 no.lu yazı kendinden şekilleniyor. Gene uzun ve yoğun bir yazı olacağa benziyor. Neyse ki bir iki sadık okur takip ediyor. O da yeterli. Karışan görüşen olmadan yazmak ayrı bir lüks. Sadece yapıcı eleştiriler epeyidir gelmiyor, o üzücü. Kışın yoğun okumalar olacak yazmaya vakit bulabilecek miyim bilmiyorum. Bütün bir sonbahar ve kış belki de ilk baharı Hegel’e ayırmayı planlıyorum. Uzun süredir böyle bir çalışma yapmak istiyordum.  Cassirer’in Kant’ı  Eylül’e biterse güzel olacak. Olduğu kadar artık. Hegel’e hakkında yazılmış makaleler ile başlayayım diyorum. Önce düşüncelere bir aşinalık kazanmak iyi olabilir. Makaleleri toplamaya başladım. Bunun yanı sıra ilk etapta iki kitap var aklımda Kojeve’nin Hegel’i ve Güçlü Ateşoğlu hocanın editörlüğünü yaptığı Hegel hakkında yazılmış makalelerin toplandığı kitap. İkinci kitabın baskısı yok. Ama sahaflarda yenisine rastladım. Bulmak zor olmayacak. Tinin fenomenoljisine ise daha çok yolum var. Birkaç fırın ekmek yemek lâzım.  Mesnevî okumaları için böyle bir paralel okumayı yapmam gerekiyordu. Hegel’de pek çok zihin açıcı fikir bulacağıma eminim.  Bu post benim için de bir okuma planı olsun.   Bir nevi inziva olacak.

Bu arada okumak için iyi bloglar buldum. Nefes almak için kaçacak yerlerimiz de hazır yani. Küçük Jo yu uzun süredir takip ediyorum.  Japon kedi ve Minimalist günlüğü listeye ekledim. Rahat, akıcı, samimi yazan/ yazabilen bloglar çoğalıyor. İlginç fikirler çıkıyor.

*

Yeni, kullanışlı uygulamalar çoğalıyor. Bir ikisini yazıp öyle bitireyim.

Keyifle kullandığım ilk app Vanido. Vanido iphone uygulaması. Şan çalışmak isteyenler için harika bir program. Parasız versiyonu günlük üç ses egzersizine müsaade ediyor. Hiç kulağımın olmadığına inanırdım bu program sayesinde fikrim değişti. İkinci haftada üç yıldız almaya başlıyorsunuz. Bir ay geçtiğinde kendinizi şarkı söyleyebilirken buluyorsunuz. Tabi tam notalara basamıyorsunuzdur ama sesiniz kulağınıza yine de hiç kötü gelmiyor. Geçen hafta ses 2.5 oktava dayandı 🙂  Bir ipucu bazen ses kılavuzundan ses çıkmıyor. Açma düğmesine basarak tüm uygulamarın ekranda açın ve vanidoyu yukarı yollayarak kapatın. Tekrar girdiğinizde çalışır. Gene çalışmıyorsa sesi kısık unutmuşsunuzdur. Ne işime yarayacak diyenlere, illa bir fayda arayan keyifsizlere  hiç bir işine yaramasa, şarkı söylemesen de ciğerlerin gelişir, diksiyonun düzelir diyorum.  Ne yapayım aklıma bunlar geldi J Bu arada yousician’da vokal bölümünü açtı.

Buna ek olarak word okuyan voice reader’ı uzun okumalar yapmak zorunda olanlar için tavsiye ediyorum. Okul sırasında çok işime yaradı. Bir buçuk, iki saatlik ses dosyalarına çevirip kitapları devirebiliyordum. İlk programlardan olduğu için ses kalitesi biraz metalik. Yakın zamanda pocket da ses okuma opsiyonunu ekledi. Pocket açılan internet sayfalarını okuyor. Yemek yerken bir makale dinleyebiliyorsunuz mesela. En azından yazının içeriği hakkında bir fikriniz oluyor. İsterseniz daha sonra tekrar dinleyin ya da oturup yazıyı okuyun. Benim bugünlerde kullandığım ise WPS Office. WPS Office pdf okuyabiliyor. Ses kalitesi ve okuma oldukça başarılı.  Mutfakta yemek hazırlarken açıyorum.  Daha sonra aynı metni okuduğumda anlamak daha kolay oluyor. Cümle cümle bir şeyler illa akılda kalıyor. Cassirer’in Kant’ını dinlediğimi söyleyim siz ne kadar işe yaradığını hesaplayın. WPS in pc versiyonu da var, ama her yere bulaşan programlardan. Telefon versiyonu yeterli.

Julia Lezhneva’nın mütevazi tavrı ve okuyuşu çok güzel.

Standart