Uncategorized

14. Gün

Madem graliça mevzuyu açtı, o halde biraz da teori 🙂

Çocukluğumla ilgili hatırladığım görüntülerden biri şöyledir: 2-3 dakikalık youtube videosu gibi – Anneannemle nereye gidiyorsak ya da nereden dönüyorsak; Beşiktaş’tan otobüse binmişiz, Otobüs Dolmabahçe’nin önünden çınarların arasından yavaş yavaş geçiyor. Anneannem nasıl olduysa  bir kadınla o kısa zaman zarfında koyu bir sohbete dalıyor, tüm aileyi anlatıveriyor. Galiba kadın da aynı şeyi yapıyor. Ben de anneanneme kızıyorum tanımadığımız birine niye bu kadar çok şey anlatıyor diye. Bunu bir yerde yazdım galiba.

Richard Sennett Kamusal İnsan’ın Çöküşü adlı bir kitabı var. Şöyle diyor : “. Ona göre, hayatın, aile ve yakın dostlar dışındaki parçası olan “kamusal hayat” bir zamanlar “hayat dolu”ydu ve kişiler için çok önemliydi. “Yabancı”larla duygusal bağlar kurarak insanın oyun yeteneğini çoğaltan, toplumsallaşmasını/medenileşmesini sağlayan bir kamusallık vardı.

Bütünlüklü ifadesini 18. yüzyıl Avrupa şehirlerinde bulan bu kamusallık zamanla ağırlığını yitirerek yerini “özel hayat”a bıraktı. Kamusal hayat artık özel hayatın gerektirdiği oranda önemli olmaya başladı. Sennett, bugün, tanımadığımız ama aynı şehirde yaşadığımız insanlarla kurulacak çok boyutlu ilişki ve hazlardan yoksun kaldığımızı söylüyor ve şu soruları soruyor: Yabancı, nasıl tehdit edici bir unsura dönüştü? Sessiz kalarak, seyretme, kamusal hayatın tek yolu haline nasıl geldi? Yalnız kalma, bir hak olarak nasıl oluştu? Özel hayat ilgi odağı haline nasıl geldi? Politikacıları neden yaptıklarına ve programlarına bakarak değil de kişisel özelliklerine göre değerlendiriyoruz?
Evlerimize özen gösterdiğimiz halde sokaklarımız neden pis?” Ne kadar tanıdık şeylerden bahsediyor. Sennett insanın gün geçtikçe yaşadığı gündelik hayatın hiç kimse için ilginç gelmeyeceği inancının içimize nasıl yerleştiğini ve gittikçe nasıl suskunlaştığımız anlatır. Bunu yaparken bunun bizim, ailelerimizin, kaderimizin bize bir oyunu, bizim bir eksikliğimizin sonucu olmadığını üstü örtük anlatır. Pekala arızalarımız toplumsal kurumların bir arızasından kaynaklanıyor olabilir. Meraklısına konu hakkında biraz daha fazla bilgi için linki tıklayabilirsiniz. Kitabı okumak isteyen için ise kitabın adı Kamusal İnsanın Çöküşü.

Yani, bir kamusal olan bloglarda günlüğümüzü açmak çok da tuhaf bir şey değil.

Günün youtube ise rastgele bir şeçim olsun.

 

 

Reklamlar
Standart

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s