Uncategorized

5. Gün

 

Geçen hafta oturup iyi bir film seyredeyim dedim. Güya pazarlara iyi bir film sıkıştıracaktım. Olmadı, olmuyor. Bir şeyler çıkıyor hep. Film konusunda şöyle düşünüyorum ömrümüzden 1,5-2 saat çalacak bu şey seyredildiğine değmeli. Onun için iyi bir listem var. Yönetmenleri iyi ise içim rahat oluyor.

Böyle düşünmeme rağmen geçen hafta oturup Dalida’yı seyretmeye kalktım. İki saatlik filmin bir saatlik kısmını düzelir ümidiyle izledim. Müzikler güzeldi o ayrı. Film sadece Dalida’nın mutsuzluğu üzerine kurulmuş karanlık bir filimdi. Devam eder miyim bilmiyorum. Üstüne bir de oturup Mad Man’in 3. Seonunun son bölümünü izledim. Bazı sebeplerden dolayı dördüncü sezonu seyretmeyi düşünmüyor da değilim. Fakat çok vakit ayırmak lâzım.

Bütün bu kötü seçimlerden sonra bugün işyerinde aklıma film izlemek düşünce çıtayı biraz yüksek tuttum. Bela Tarr’ın Torino Atı’nı seyrettim. Seyrettim derken iki buçuk saatlik filimin son yirmi dakikası kaldı. Onu da birazdan seyrederim. Bela Tarr’ın daha evvel hiç filmini izlememiştim. Afişi ve film hakkında birkaç yerde okuduğum yazı kafamda bir fikir oluşturmuştu. Şöyle söyleyim Nuri Bilge Ceyhan’ın uzun ve sessiz sahnelerini izlemekten sıkılmıyorsanız bu film sizlik. Kendi adıma bu film için harcadığım zamana acımadım. Konusu şöyle: Nietzsche bir gün Pazar yerinde atını hareket etmesi için kırbaçlayan bir faytoncuya iner. Faytoncuya engel olur ve gider ata sarılır. Bundan bir müddet sonrada bilincini kaybeder ve ölene kadar senelerce yatar. İşte film bu faytoncu ile atın hikayesi. Bir de insanın dünyayı nasıl yozlaştırdığı üzerine büyük bir lafı var. Görüntüler harika. Baba kızın beş günlük hikayesi üzerine kurulu film köydeki rutinler üzerinden ilerliyor. Her gün değişen kamera açıları bu bitmez rutin için farklı bir bakış sunuyor.  Bir gün kızın iç dünyası bir başkasında babayı görüyorsunuz. Meraklısına tavsiye ederim. Yönetmenin diğer filimlerini de izlerim sanıyorum. Ekşinin yorumları gayet faydalı. Ağır filim izlemişsem muhakkak bakarım.

Youtube ? Bugün de Leyla Gencer olsun. Belki yarının da konusu olur.

Reklamlar
Standart

5. Gün” üzerine 2 yorum

  1. 🙂 Merhaba Ecehan. Sayfaya isim ararken epeyi zorlandım. O dönem elimde Şeyh Galip’in Hüsn-ü Aşk’ı vardı. Mumdan gemilere orada rastladım. Mumdan gemilerle ateşten vadileri geçiyorlardı, yanlış hatırlamıyorsam. Yorum için teşekkürler, hoş geldiniz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s