Günden çıkanlar

Sonunda

Herşey bu haziran ayında başladı. Mal sahibi Altınoluk’ta bir arazi aldığını, oraya ev yapacağını, bu yüzden işyeri olarak kullandığımız dairesini satmak istediğini, istersek 2+1 ni bize 250 bine satabileceğini söyledi. Tabii bu daireyi satacam, çıkın demekti. Biz de pek nazlanmadık, çıkarız dedik. Ağustos sonuna kadar süre istedik, o da kabul etti. Ağustosta peşin vergi vardı, ondan sonra çıkmak bizim için daha kolay olurdu.

Sayılı gün çabuk geçti. Ağustosun son haftası yumurta kapıya dayanınca daire aramaya başladık. 3+1 arıyorduk. Bir oda arşiv olacaktı. Ortağım ve bana birer oda, salonda da elemanlar çalışacaktı. Eski yerimizde ayrı bir odamız vardı ama ortaklaşa kullanıyorduk. Bir odamızda arşivdi. Sonunda aynı kiraya 3+1 bir birinci kat bulduk. Eski işyerine göre daha sakin, otoparkı olan bir yerdi. Apartman yeni sayılırdı. Daire badana yapılmıştı, parkeler yeni gibiydi. Eski yerimize göre çok daha büyüktü.

Depozito, taşınma masrafları vs. vs nin arkası kolay kolay bitmedi. Elektrik, su yeniden açıldı. Eski kiracı ile pek iyi ayrılmamışlar galiba. Biz pek kurcalamadık ama çıkarmışlar. Bu kadar masraftan sonra iki, üç sene sonra çıkın derlerse bizim için bu taşınma işi zarar sayılırdı. İlk adımda bunun tedirginliğini yaşadık.

Bu sırada gelen bir inceleme iki ayağımızı bir pabuca soktu. Defteri zaten ağzına kadar dolmuş olan arşivde bulmak problem oldu. Bu da bana ders oldu. Çıktığımız yerde defterleri ayırmak ilk işim oldu. iki büronun defteri bir arada olursa işler karışıyor.

Çıkmadan zamanaşımına uğramış defterleri, belgeleri yırtalım boşuboşuna onlarıda taşımayalım dedik. O kadar çok çöp torbasıyla evrak attık ki içerde nasıl hareket ettiğimize şaşırıp kaldık. Çok evrak biriktirmişiz farkında olmadan. Çöp eve ramak kalmış 🙂

On sene evvel girdiğimiz bu daireden ağustosun ikinci haftası taşındık. Taşınmamız üç gün sürdü, daha evvel peyderpey götürdüklerimiz hariç. Kolileme on beş gün sürdü. Taşınma işinin ne kadar beter bir iş olduğunu bir kez daha tecrübe ettik.

Yeni yerdeki odama bir masa bir sandalye götürdüm eski bürodan. Uzun bir duvarım vardı ilk günden buraya bir kütüphane yapmayı aklıma koymuştum. Defterleri odama aldım. Kütüphanenin altını dolap yaptırıp oraya istifliyecektim. Düne kadar bir masa bir sandalye ve duvarın kenarına sıralanmış kutularla vakit geçirdik. Bugün, dün gelen kütüphaneye resmi defterleri yerleştirdik, resimleri astık. Artık iki koltuk ekisiğimiz kaldı. Onu da bir eskiciden alıp oda işini şimdilik nihayete erdirmeyi düşünüyorum. Konseptimiz okuma odası konsepti:) Zaten bizim müşteriler iş yerine pek fazla gelmez. Eskiciden alınacak iki rahat koltuk daha iyi olur diye düşünüyorum. Büro koltukları soğuk ve rahatsız oluyor.

Bunları da halledince, en sonunda, taşınma işimiz bitmiş olacak.

Reklamlar
Standart

Sonunda” üzerine 2 yorum

  1. kilo vermiş gibi hafiflemişsinizdir:))

    şakası bir yana büyüklerimiz 2 taşınma 1 yıkım derler, gerçekten de zahmetli bir iştir. ancak insanın arada tebdil-i mekana ihtiyacı oluyor hakikaten de sırf şu gereksizce birikenlerden kurtulmak için bile iyi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s